AKP ve ATATÜRK Devamı...

İSTATİSTİKLER

7 kategori altında, toplam 2304 haber bulunmaktadır.
Bu haberler toplam 2059596 defa okunmuş ve 2346 yorum yazılmıştır.

Arama ARAMA


Foruma son eklenenler gelecek

ATAMIZA ANIYORUZ.

Kategori Kategori: Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 6250 Okunma | Yazar Yazan: emin | 10 Kasım 2014 09:10:51

9.05 ....Az önce saat 9.05 idi. Sitenler çaldı ve saygı duruşunda bulunduk....Atamızın ölümsüzlüğe ulaşmasının 76. yılında büyük insanı bir kez daha göz pınarlarımızda biriken bir kaç damla yaş ile ve içimizde de son zamanlarda ona yapılan saldırılar nedeni ile biriken üzüntü ile anıyoruz....SİLEMEYECEKLER... O HEP GÜNEŞ GİBİ VAR OLACAK...

Atamızı bir kez daha özlemle anıyoruz. O büyük insanın başardıklarını Dünya da başaran hiçkimse yok... Modern Türkiye'nin kurucusunu, ülkemizi orta çağa götürmek isteyenlere karşı savunmaya devam ediyoruz. Aydınlık demek, modernleşme demek, çağdaşlık demek TATÜRK DEMEKTİR. .. İlçemizde de anma programları yapılmakta.Belediye kültür sitesinde bir anma programı düzenlendi. Çelenk koyma töreninden sonra program başladı...

tunakiremitci

Çocukluğumuzda 10 Kasım yas günüydü. Törende şiir okuyanları zinhar alkışlamazdık. Kazara alkışlamaya kalkanları da öğretmenler kaş-göz yaparak durdururdu hemen. Kasım ayına yakışan bir keder çökerdi küçük omuzlara. “Ben Ata’ma doymadım, doysun kara topraklar!” Sonra ne zamandı hatırlamıyorum, 10 Kasım çıktı yas günü olmaktan. “Atatürk’ü anma günü ve haftası” oldu. “Ata’mızı ağlaşarak değil, onun kurduğu cumhuriyete sahip çıkarak anmalıyız” dedik. Aslında iyi de ettik. O günden sonra 10 Kasım’larda ağlamadık. Cumhuriyetin anlam ve önemini kuru gözlerle anlamaya çalıştık. Hatta Erdoğan daha Cumhurbaşkanı değilken “10 Kasım yas günü değildir” bile dedi. Bu sene görev Kütahya Valisi’ne düşmüş: “10 Kasım’lar yas günü değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefte ilerlememizi hatırlatan günler olmalıdır.” Ama maalesef yeniden yas günü olmayı fazlasıya hak eden bir 10 Kasım ile karşı karşıyayız işte. Bugün efkârlı olmalı, hatta ağlamalıyız. Soma’da tam altı bin zeytin ağacını rant uğruna kesiverdiler. Engel olmaya çalışanları bir güzel dövdürdüler. Mahkeme kararını falan da sallamadılar. Zehir ettiler sonbahar hasadını. Eğer bir millet böyle bir şeyden üzüntü duymuyorsa, o millette bildiğin maneviyat eksiği var demektir. O millet hayatta paradan daha önemli şeyler olduğunu unutmuş, maddiyata esir olmuş demektir. O milletin hayat damarlarından en önemlisi kopmuş demektir. Doğaya saygı duymayan kendine de saygı duymaz. Gayrı istediğin kadar muhafazakâr takıl, sen zeytin ağacını bile muhafaza etmeyi billmedikten sonra kim inanır? Keşke biraz muhafazakâr olsak. Ağacımızı, parkımızı, binamızı, sokağımızı muhafaza etsek, değil mi? Ama gözümüz paradan başka bir şey görmez olmuş ki önümüze ne çıkarsa yakıyor, yıkıyor, kesiyoruz. Ceplerimizde birbirinden akıllı telefonlar var ama paranın yenilecek bir şey olmadığını “ilkel” Kızılderililer kadar bile anlayabilmiş değiliz maalesef. O kadar benciliz ki o ağaçların çocuklarımızdan bize emanet olduğunu bile idrak edememişiz. Şu halimizle kırkıncı kattan düşen ve geçtiği her katta “buraya kadar işler yolunda” diyen adamdan farkımız yok! Bu yüzden Ata’mızın da anlayışına sığınarak, bugünü tekrar yas günü ilan ediyorum kendi kendime. Şimdi efendi gibi gidip o altı bin zeytin ağacının ve onlarla ölen ruhumuzun yasını tutacağım. Doya doya içleneceğim müsaadenizle. ***
 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle